Marsilya

MARSİLYA ŞEHİR TURU – 60. DOĞUM GÜNÜM 🙂

Harika bir dogum gunu hediyesi oglumdan bugun onunla olmak paha bicilmez epeydir hicbir ozel gunde beraber olamamistik nihayet 60 imi beraber kutladik. yemek harika tatli harika ve restoran harika, sonra sehirde dolanmaca, nerdeyse 1 gunde turistik yerleri bitirdik zaten. notre dam’dan manzara muhtesem ve eglenceli keyifli bir gun gecirdik hep beraber, insallah sizlerde fotolari keyifle izlersiniz.

Aix en provence

Bugun trenle aix en provence’ye gidiyoruz. eski eski korunmus binalar daracik sokaklar ve harika minik minik dukkanlar kafeler restoranlar. marsiyadan 45 dakika suruyor, hizli tren isterseniz 30 dakika, giderken 3 durakta duran yavas tren, donusumuzde bir durakta duran hizli trenle geldik, Cezanne burada yasamis ve metalden plaketler cakmislar sokaklarda yerlere ve atolyesinede gittik, icerde sadece replicalar var o yuzden iceri girmedik bahcesinde oturduk. katedraller muhtesem ve en son gittigimizde ufak bir cocugun arya soylemesini ve katedralin kocaman orgunu calmasinida dinledik, mumda yakip dilekte diledik. keyifle gecen birgun oldu….

Marsilya plaj ve park

Bugun plaja gittik ve gunu gecirecektik ama havanin acaip ruzgarli olmasindan dolayi, her tarafimiz kum icinde kalmasindan dolayi, hatta kulaklarimizin ici bile kum doldu, hemen hipodromun arkasindaki parka gittik. epey genis bir alanda park ve icinde sato Borely var, muze su anda ama cok fazla okul cocuklari oldugundan girmedik, cimenlere yayildik sonja ile birlikte ve guneslendik. 2 tane delikanli geldi hemen yakimizda top oynayarak bizi rahatsiz ettiler ama toplari agaclarin icine girince alamadilar ve gittiler, ohh yasasin dedik. sakin sakin gunumuzu gecirdik 🙂

Arles – fransa

Marsilyaya gelen herkes genelde Nice, Cannes, Monte Carlo gibi yerlere gitmeyi tercih ederler ben ise bilinmeyen yerleri tercih ediyorum gezilerimde. bugun Arles sehri. muhtesem sanki orta cagdan kalmis gibi bir sehir. binalarin ust kisimlari oyle ama alt kisimlarda acaip pahali butikler. kafeler restoranlar hepsi kucuk kucuk dukkanlar. cok hosuma gitti. trenle 50 dakika marsilyadan. gittigimizde epey turist otobusleri vardi ama herhalde yarim gunluk turlardi diye hepsi gidince sehir bize kaldi. saat 17.00 ye kadar dolastik, nehir kiyisinda lokal bir pastaneden aldigimiz guzel piza corekleri nehir kiyisinda yedik ve donduk. tren gidis gelis 30.60 euro, gorulmesi gereken yerlerden biri bence Arles.

If & Frioul adalari

sabah kahvalti ve bugun yolumuz If ve Frioul adalari. kont monte cirstonun adasi. tekne ile yarim saatte once if adasina vardik, 2 adaya gidis gelis 15 euro ve giris ise 5 euro ve kesinlikle degdi. 1516 da Francois tarafindan yapilmasi istenmis ve 17 yuzyilda hapishaneye cevrilmis. Marquis de Sade ve Count of Mirabeau burada hapis yatmis. Alexandrea Dumas’in romani The Count of Monte Cristo’da burayi dahada meshur etmis. Marsilyanin muhtesem panoramik manzarasini buradan gorduk. ikinci duragimiz Frioul adasi oldu. plaji ve denizi tipik turkuaz akdeniz sulari. harika bir gezi harika birgun oldu. donuste liman cok kalabalikti, kafelerden birinde kahvemizi ictik ve donduk. yillar sonra ilk defa oglumla keyifle bir tatil gezi gecirdim, cok mutluyum…

Marsilya son gun

Marsilyada son gunum bugun, yarin eve donus var. Limandan gecerken balikcilar deniz mahsulleri satanlar, sonrada harika bir yemek veeee epey uzaktaki avm ye gidis ve birazcik alisveris 🙂 bizde hersey var aslinda ama malum kadinlik yinede alacak bisiler buluyoruz 🙂 hava kapali ve serin bugun burada, istanbul gunesli veriyor hadi bakalim tekrar yaz mevsimine donus baslayacak 🙂 biraz ayip oluyor yemek koymak ama biftek acaip kocamandi yaninda patates puresi ve salata ile, benim yedigimin adini bilmiyorum ama balik vardi altinda salata icinde hersey var, sonja hepsini yiyemedi paylastik tabiki eti 🙂

Bir Cevap Yazın