Sihanoukville

Defalarca elektirk kesintisi bugun, ama aksam sefam hakkaten guzel hatta muhtesem, cennettede gunes boylemi batiyor acaba, her aksam baska renler , 2 aydan sonra huzur ve keyif oldu bana valla, sahilde batirdim gunesi yaninda bira ile, cok pahali cokkk 2 dolar 2 biraya verdim birde yaninda kizarmis sebzeler getirdiler :)) ben burayi sevdim valla ama etraflar ruslar olmasa dahada iyi olacak, dedikoduda yapayim, genelde yasli ruslar ve yanlarinda asyali genc kizlar dolu burasi, eh alan razi veren razi durumlari demek, yarin tekne turu var insallah cok kalabalik olmaz 🙂 ha gidip gidip baskalarinin gunes batimlarini paylasiyorsunuz bakin burada ben daha guzellerini cekiyorum alabilirsiniz valla free 🙂

sihanoukville psar leu (central market)

bugun motorun arkasindaydim yine, buranin pek fazla cazibesi yok aslinda plajlarindan baska ve en mushuruda central marketi. 2008 yilinda yanmis ve yeni bastan yapmislar ama soylenen eski hali yok, oncesi cok daha guzeldi diyorlar. her seyi bulabileceginiz bir kapali pazar, daracik aralar, sebze balik meyve giyim kuyum yiyecek lokantalar hersey var ama turistik hicbirsey yok, ufak tefek seyler bakayim dedim ve hicbirsey bulamadim, napalim kismet derim ya hersey icin. 1 saat icinde motorcuya dondum, adami kaskli gormustum ilk bindigimde, yanima geldi kasksiz ve tanimadim, sen benim motorcum degilsin bekliyorum ben benim motorcuyu diyorum adama, adam aldim seni otelden oraya goturecem diyor ama ingilizce cok cok az, hangi otelde kaliyorum diyorum adama, neyse sonunda anlastik ama otele geldigimizde epey gulduk. enteresan olani adamin tirnaklari acaip uzun ve manikurlu gibiydi 🙂 simdi havuz yapacam ve gun boyle bitecek. yarin sabahtan tur var adalara plajlara ve dort gozle yarini bekliyorum, yeter bu kadar dinlenmek

sihanoukville easy day

bugun tam tembellik gunum, sabah erken kalkmama ragmen yataktan cikmadim uzun sure, sonra gidip kahvalti, baget, jambonlu omlet domates ve buzlu cay ile kahvalti ve yine otele donus.uyumus kalmisim, demek ihtiyacim varmis, klimada olunca serin serin iyi oldu kendime geldim, cok fazla kosturuyorum, sloow deniz oldu bugun yani. cumartesi olmasi oglumun evde olmasi, benimde icerde olmam oglumla skypedan konusmama vesile oldu, boyle bile olsa gormek konusmak iyi geldi buda. sonra yine disari cikip yemek yedim kahvalti ettigim ayni lokantada, bu sefer barakuda baligi, oyle dediler, yaninda patates kizartmasi ve salata, buzlu cay yaninda ve donusum gunes batimina geldi yine. burada muhtesem batiyor ve her aksam ayri renkler oluyor diyorlar. bu sefer 5 ci kattan cekimlerim. fotolardan birinde tepede insaat halinde olan bir evin en ust katinda bir ucak goreceksiniz, nedir nasildir bilmem ama cok enteresan, helikopter olsa anlayacagim ama ufak pirpir ucak gibi duruyor 🙂 ayrica gordugunuz kopru ruslar tarafindan yapilmis ve burada rus yemekleri yazan lokanta gordugumde ne alaka demistim ama epey rus buradan evler oteller almislar, hatta o koprunun diger tarafindaki adada otelleri varmis, eh burasida Goa gibi onlar icin cennet demekki 🙂

sihanoukville day 1

4 saatte deli bir soforle geldik buraya. otobus acentasinda inince tuktukcular 2 dolarlik yere 7 dolar istedi ama motorlu bir oglan ben gotururum diyince atladim arkasina ve geldim, hostel guzel, 8 kisilik oda yerine 2 kisilik oda verdiler ve kesinlikle kiz olmazsa yanimda kalmam dedim onada peki dediler. tertemiz piril piril bir hostel, zaten daha yeniymis, resepsiyondaki kiz cok yardimci oldu herseye ve yerlestim. cikip oylemesine dolandim, 500 mt asagida sahil, deniz pek temiz durmuyor ama buralarda hep bulanik deniz zaten. birtek gili islandda dibi gorulen bir deniz gormustum. yemegimi yedim, karpuz aldim ki burad karpuzlar epey kucuk sadece 1 kg geldi, ici ise kipkirmizi cikti, odamda yedim ve ohh dedim valla 🙂 gunesin batisini ise terastan yakaladim. sakin bir gun bugun, yarin bakalim daha fazla kesiflere cikacam 🙂

kambocyanin karanlik yuzu – phnom penh killing field

Bugun kambocyanin karanlik yuzu var maalesef. sabah 8 de beni alacak olan tuktukcu gelmedi ama onun yerine kapida hemen baska bir tuktuk buldum cunku burada heryer tuktukcu, heryer minik bakkal heryer sokak mutfaklari. 1 saate suren felaket bir yolculuktan sonra, aslinda sikayet etmeyeyim yolum ancak 20 dakkalik bolumu cok cok kotuydu digeri fena sayilmazdi. neyse vardik Killing fields alanina. Pol Pot Khmer kizil ordusuyla Phnom Pehn’e 17 nisan 1975 de girmis ve baslamis tarlalarda calismak icin toplamalar ve oldurmeler, toplam 2 milyon kisinin olduruldugu soyleniyor. bunun icinde kadinlar bebekler cocuklar var ve sebeb yok. bebekleri oldurme sebebi buyuynce intikam almamalari. bebekjler bacaklarindan tutulup uzerinde bilezikler asili agaca kafalari carpilarak olduruluyorlar. toplu mezarlar her yerdeydi. icim aciyarak gezdim. ikinci duragim ise genocide muzesi, daha once okulmus ve Pol Pot okula ne gerek var bize tarlalarda calisacak insan lazim diye, okulu hapishane haline getirmis. insanlar yine sebebsiz oralara atilmislar ve sonrada killing field lere goturulup oldurulmusler. benburaya gelmeden acikcasi bu kadarini bilmiyordum. nefret ederek neden bir yaratigin boyle seyler yapabilecegini sorgulayarak dolandim durdum, insan diyemiyorum cunku insanlik degil bu. daha fazla tarih dersi vermek istemem. ilgilenirseniz linkini veriyorum okuyabilirsiniz. tercumesinide google yapar.

http://www.historyplace.com/worldhistory/genocide/pol-pot.htm

phnom penh saray cicekleri…

Bir Cevap Yazın