Talinn

Rigada hostelde aksam biraz nezle durumlari hissedince ve cantamida yapmis oldugumdan resepsiyondaki kizdan asprin muadili bir ilac aldim ve 2 tane birden aldim vee gece hakikaten cok guzel uyudum, ranzamin ust katina yeni biri gelmis onu bile duymadim, sabaha dogru anladimki odada bir arkadas daha varmis 🙂 sabah 7.30 a kurmustum alarmi ama 7 de bir baskasinin alarmi calinca bende kalktim, guzel bir kahvalti ve kalan ekmek peynir ve salamlarimla sandvic yaptim ve yola koyuldum, 15 dakikada otobus duragina geldim. otobus tam saatinde kalkti, 2 katlilardan ve yerim ust katta en onde, yanim bos. obur taraftaki genc delikanli ile hellolastik, pek konusmayi seven biri 23 yasindaymis ve sicilyali, eh neden cok konusmayi sevdigi anlasildi oda akdeniz ulkesinden:)4.5 saatte tallinn’e vardik.indigimizde genc delikanli coach surfing den birinin evinde kalacagini soylemisti ama telefon ettiginde numaranin kullanilmadigini ve benim hostele benimle gelebilecegini soyledi ve beraber tramvaya bindik. tramvaydan 4 cu durakta inecegiz ama butun duraklar gidecegimiz yerin ismini tasiyormus cunku butun caddenin ismi ayni ve hata yaparak 3 cu durakta sordugumuz halde burasimi diye yeah yeah dediler ve indik. indikten sonra tarife gore sokaklara donmeye basladik ama yanlis yerde oldugumuzu anlayinca sordugumuzda, tekrar tramvaya binip bir durak otede inecegimizi tarif etti bir genc kiz. hadi bakalim canta 10 kg sirtimda, diger cantamda enaz 5 kg var, 15 kg oldu bana 30 kg, yinede fena sayilmaz ama iner inmez baslayan yagmur o fena islatti.sora sora sokak isimlerine bakarak adresi bulduk. kilisenin hemen arkasinda ve eski sehirin tam ortasinda eski bir bina. yolda hosteldeki cocuk beni arayip kacta orada olacagimi sormus ve gelince kimse yoksa aramami soylemisti, ama turkcell dakkasina nerdeyse 3 tl yaziyor bu ulkede ve benimde yine turkceli zengin etme gibi bir durumum yok tabiki, kapiyi birkac kere calmamiza ragmen acilmadi ama sonunda hostelde kalan biri acti ve iceri girdik. ev gibi bir yer hatta bekar evlerine benziyor, olsun benim sevdigim cesitte bu zaten, lokal kisilerle hostelde kalanlarla sohbet her zaman daha keyif veriyor bana. odama yerlesmek icin gittigimde, sectigim yatagin yanindaki dolabin kilidinin calismadigini gordum ama alman bir cocuk 5 de ayrilacagini onun yatagini ve kilidi calisan dolabini alabilecegimi soyledi ve onu bekledim. sicilyali oglanda baska bir odaya yerlestirildi. yasima yakin 2 filipinli cift var odada ama bu aksam gidiyorlarmis, yarin gece gec doneceklermis, helsinkiye feribotla gecip oradan ulkelerine gideceklerini soylediler. bu gece oda bana ait, oleee yalniz kalacagim yola ciktigimdan beri ilk defa. nedense rigadaki hostelde kalanlari pek sevimsiz buldum, pek gunaydin, merhaba diyen yoktu, burada ise herkes cok candan ve konuskan, sevindim.yerlestikten sonra biraz disari cikip soyle bir gezinme zamanim geldi ve sehri sevdim.insanlari guzel ve cok klas dukkanlar magazalar var ve hakikaten pahali seyler hepsinde ama hepsi marka, restoranlar, barlar dolu eski sehirin icinde ve gorunuse gore hepsi kaliteli. eski sehrin cikisinda kocaman bir avm var ve alt katinda super market ama acaip pahali bir super market,m&s yaninda fakir kalir, oradada hersey cok kaliteli. degisik bir sebze yemegi ve pilavli bir estonya yemegi aldim, sabah icinde yine peynir ve italyan salami, cunku kahvaltilarda sadece ekmek yag recel ve cornflakes filan veriyorlar, alisveris tamam hostele donuldu ve yemek yenildi ha birde trimusulu yogurt tatli yerine ki bence cok daha sagliki ve cok guzel. artik yarina sehrin tozunu attirmak icin uyku saati gelmistir, bugun bu kadar yeter, bir gunde 2 ulke fena degil:)2.gun -sabah guzel bir kahvaltidan sonra malum benim eklemelerim oluyor hostel kahvaltilarina, sicilyali arkadas benide bekle bende senle geleyim demesine ragmen resepsiyondaki kiz kahvaltiya gidiyorum bende diyince beni ekti ve iyiki ekti, aslinda kendi kafama gore dolanmayi tercih ediyorum ama boyle bazen bisi denilemiyor ve cok memnun oldum ekildigime. 3 gun icin rezervasyon yapip kapora yatirmama ragmen 3 gecenin fazla gelecegini dusundum ve once limana yollandim, kucuk bir sehir oldugundan heryer yakin, 2 cruise sirketine sordum saatlerini ve fiyatlarina aldim, benim istedigim gece seyahati yapmak ama 2 sindede yoktu, sonra viking line bana tallink lines’i denememi soyledi, once helsinki oradan stockholm olarak dusunuyordum ama helsinki birkac saat yolculuk stockholm ise butun gece keyifli bir yolculuk, o yuzden stockholme gitmeyi tercih ettim, biletimi aldim yarin 18.00 de kalkiyor, sabah 10 da stockholmde olacagiz. kamaram var ve gecede uyumus olacagim, tercihimi begendim.sonra sehre dogru sokak sokak basladim dolanmaya, st.olaf’s kilisesinde daracik 258 tas basamak yukari cikarak sehrin 360 derece manzarasini seyredip fotoladim, cikana kadar birkac kere basamaklara oturmak nefeslenmek durumunda kaldim ama ciktigima degdi. sonrasinda sadece 2 kere mola vererek 6 saatcik (!) kadar yurumusum.ilk mola kahve molasiydi ve guzel bi kahve ictim. ikinci mola ise pancake shopta yedigim muhtesem bir pancake, kocaman ici tamamen franbuaz ve muhtesem bir sutlu sos ile dolu idi, tadini yavas yavas yiyerek cikardim, yarin aksam ustuye kadar vaktim var yine gidip baska bir tanesini deneyecegim. o arada kapida biri ispanyol barcelonali imis, digeri finlandiyali talebe genclerle sohbet ettik, ikiside finlandiyada universitede okuyorlarmis, barcelonayi gordum cok begendim, helsinkiyede gidecegim diyince cok mutlu oldular, ellerinde bira bardaklari vardi hatta banada ikram etmeye calistilar, tek basina seyahat ettigimi ogrendiklerinde sasirdilar ve hep tur ile gezen kadinlar gorduklerinden beni tebrik bile ettiler ve iceride baska 2 arkadaslarinin olduklari masalarina davet ettiler, yok ben almayayim tabiki, bir sekilde kirmadan kendi basima iceri girmeyi halletim ve dedigim gibi pancake imi keyifle yedim. fotolardan sehri gorebilirsiniz bana entersan gelen yerleri cekmeye calistim, insallah sizlerde keyif aliyorsunuzdur. aksam cok fazlasiyla yagmur var ve hala yagmaya devam ediyor. dunden kalan yemeklerim epey cok ve onlari yedim bu aksam, gayet keyifle geciyor zamanim, iyiki gelmisim bu guzel yerlere, yarina birkac yer kaldi gormedigim onlarida bitirince gece ver elini stockholm, sonrasi ise mechul bakalim nereye ruzgar atacak…

Bir Cevap Yazın